Işığı Tutan Taş: Karadağ Kıyılarında Bir Yolculuk
- Jul 30
- 3 min read
ODS’ta gündelik çalışmalarımıza devam ederken farklı sebeplerle seyahat ediyoruz, proje yapıyoruz, dönüyoruz, takip ediyoruz. Başımıza gelenleri de biraz da pragmatist taraftan, ODS_blog'ta bir çeşit yazılı arşiv niteliğinde yayın/anı kanalı olarak paylaşıyoruz. Yolculuğumuza hoş geldiniz! Yolculuğumuzun ismine de “ORA (ODS On Roads Again)” dedik. Halfeti yazısının ardından, serinin bu yazısında, taşın ışıkla buluştuğu, eşsiz güzellikte Adriatik kıyılarına sahip bir ülkeye yolculuk edeceğiz, ORA'sı: Karadağ!
Yolculuğa başlamadan, bu içeriğin zenginleşmesine katkı sunan, çok değerli fotoğraflarını bizimle paylaşan mimar arkadaşım Eda Yaşa'ya çok teşekkür ederiz. Yolculuk zamanı!
Bu galerideki fotoğraflar Eda Yaşa'ya aittir.
Geçtiğimiz yıl, Kosova’nın başkenti Priştine üzerinden araçla Karadağ’a doğru bir yolculuk yaptım.
-Kosova’ya dair bir yazı da yakında yayında olacak.- Seyir zevki oldukça etkileyici olan dağ yollarını aşarak ülkeye giriş yaptım. Böyle bir seyahatte, taş, yol boyunca daima yanınızda! Kayalıklar, vadiler, tüneller… Derken Adriyatik ufukta belirdi. O anda anladım ki bu coğrafyada mimari, doğadan kopmaz; doğanın biçimlenmiş hâlidir. Şimdi biraz daha didaktik kısma gelelim. Bu coğrafyanın inşasına!
Taşın Hafızası
Karadağ kıyılarında yapıların çoğu açık renkli kireçtaşıyla inşa edilmiştir. Bu taş, yalnızca dayanıklılığıyla değil, ışığı yansıtma biçimiyle de bölgenin kimliğini oluşturur. Gün içinde renk değiştirir; sabah gri, öğle vakti bej, gün batımında altın tonlarına döner. Bu yüzden Budva’nın dar sokaklarında yürürken, duvarların renkleri sanki zamanı anlatır.
Bu galerideki fotoğraflar ODStudio'ya aittir.
Akdeniz’in Işığı, Dağların Gölgesi
Kıyı kentlerinde Akdeniz iklimi hâkimdir: sıcak, kurak yazlar ve ılıman kışlar. Bu iklim, mimariyi hem biçim hem malzeme olarak yönlendirmiştir. Kalın taş duvarlar, küçük pencereler, gölgeli avlular — hepsi güneşi dengelemek için tasarlanmıştır. Ancak Karadağ’ın iç bölgeleri dağlıktır ve orada iklim daha serttir; bu yüzden taşın biçimi de değişir, daha masif ve korunaklı yapılara dönüşür.
Bu galerideki fotoğraflar "Analog" kamera ile Eda Yaşa tarafından çekilmiştir.
Venedik’ten Akdeniz’e Uzanan Miras
Kotor, Perast ve Budva gibi kentler, uzun yıllar boyunca Venedik Cumhuriyeti’nin egemenliği altında kaldı. Bu kentleri daha yoğun gözlemleme ve fotoğraflama şansım oldu. Yazının genelinde bu üç kentten bahsedeceğim. Karadağ’ın kıyı yerleşimlerinde Venedik Gotik, Rönesans ve Barok etkileri açıkça görülür. Kotor’un surları ve kulesi, Perast’ın barok sarayları ve taş kiliseleri, Budva’nın eski kent duvarları… Hepsi Venedik’in taşla kurduğu estetik düzeni Akdeniz ışığıyla harmanlar.
Ama bu sadece bir “Venedik izi” değildir. Aynı zamanda Akdeniz mimarisinin ortak dilidir. Bu dilin kelimeleri: taş, ışık, rüzgâr, gölge. Ülkemize baktığımızda ise bu dili Türkiye’nin batı kıyılarında da konuşuruz — Ayvalık’ın taş evlerinde, Datça’nın sokaklarında, Kaş’ın yamaçlarında...
Bu galerideki fotoğraflar "Analog" kamera ile Eda Yaşa tarafından çekilmiştir.
Perast: İnsan Emeğiyle Yaratılan Ada
Perast açıklarında yer alan Our Lady of the Rocks (Gospa od Škrpjela) adası, insan eliyle denize taş atılarak yüzyıllar içinde oluşturulmuştur. Her taş, bir adak, bir umut, bir inanç… Bu ada, Karadağ mimarisinin ruhunu özetler: taş yalnızca malzeme değil, bir toplumsal hafızadır.
Bu galerideki fotoğraflar seçilmiş olup Eda Yaşa ve ODStudio'ya aittir.
Türkiye ile Akdeniz Bağı
Karadağ kıyıları ile Anadolu’nun batı sahilleri arasında, malzeme, iklim ve kültür düzeyinde güçlü bir paralellik vardır. İki coğrafyada da taş, güneşi yumuşatır, gölgeyi derinleştirir, zamanı tutar. Akdeniz mimarisi, bu anlamda bir sınır değil, ortak bir hafıza alanıdır.
Bu yolculuk, sadece ülkeler arasında değil, mimarlığın anlamı arasında bir yolculuktu. Karadağ’da her taş, ışığı tutarken bana şunu hatırlattı: Bir yapı, yalnızca inşa edildiği malzemeden değil; taşıdığı coğrafyadan, ışıktan ve insandan doğar.
Bir sonraki yolculukta ORA'sı neresiyse, görüşmek üzere!
Meraklı okurlarımıza not: Yazıların içerik ve üslubunu olabildiğinde mimari bağlamla psikolojik, sosyolojik, duygusal ilişkiler de kurulabileceğiniz şekilde ele almaya gayret ederken bir yandan da herkese hitap edecek şekilde hazırlıyoruz. Yazımız içinde bulunan mimari terimler, mimari akımlar vb. içerikler hakkında bir bilgi setini sosyal medya hesaplarımızda bulabilir, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz!


Comments